Sırtımdan Yüreğime

Ne Seyran,
Her tablet, ne Bayram.
Ancak Hançer sırtıma,
Her söz, her çiçek, her renk senden.
Damla damla içmeye içime.
Acı gibi zehir gibi, ok gibi,
Sırtımdan yüreğime.

Elbette karşındayım,
Söylenmeyen her cümlem de, sana.
Fazla sürmez, yazdığının yayılır sıcağı, ellerime.
Nazım gibi benden geçsem,
Bir başka ben, hançer yine,
Sırtımdan yüreğime.
İşte orada, yine her zamanki yerinde,
İzmir gibi, Deniz gibi, yosun gibi hançer gibi,
Sırtımdan yüreğime.

Her anı şaşkın, ürkek yıllar sonra bile,
Her bakışın bilirim, bitmeyecek bana.
Ezgi gibi senden ama yine benden sana,
Sen ve ben içimiz gizli, dışımız gülmez olsa da,
Kara günler gibi,
Seller alsa götürse de
Artık her gün hançer yine,
Girdi girer, ilerler içerilere,
Sırtımdan yüreğime.
ÖZDENER GÜLERYÜZ

Demir Güleryüz’e Mektuplar 3

Güzel, Yakışıklı Demir’im Merhaba;
Yazabilmek için çok bekledim, çok ara verdim bunun farkındayım.
Seni biraz daha izleyebilmek seninle ilgili daha çok şey biriktirebilmek için kendime zaman verdim.
Bu arada hem senin birinci doğum günün hem de benim tam atmışıncı doğum günüm geride kaldı.
Birinci doğum gününde henüz bir şeylerin farkında değildin.
Güzel bir doğum günü pastan, sana getirilmiş çok güzel hediyeler vardı ama sen bunların hiçbirine bakmadın, sıkıldın ve ağladın.
Umarım gelecek yıl herşeyin farkına daha bir bilinçle varırsın daha güzel bir doğum günü kutlarız.
Güzel torunum, senin şu sıralarda yürüyebilme hevesini hepimiz büyük neşe içinde izliyoruz.
O kadar heveslisin ki yürümeye, artık çok yakında kendi başına adımlarını atabilecek ve işte o zaman artık hayatı da adımlamaya başlamış olacaksın.
Sana çok yürekten çok güzel dileklerimi, hislerimi gönderiyorum ki yaşam her zaman yüzüne gülsün bahtın, şansın çok ama çok güzel olsun.
Demirciğim, seni izlediğimde aklınla artık herşeyleri çözebildiğini, anlayabildiğini, anlamlandırabildiğini ve de bunu yine aklınla kabullendiğini düşünüyorum.İlk anda belki kabullenemediğin şaşkın bakışlarınla neyin nesi olduğunu anlamaya çalıştığın şeyler olsa da.
Özellikle annenin sen bir yaşına girdiğikten sonar çalışmaya tekrar başlaması konusunda aklının çok karışık olduğunu düşünüyorum.
Bunu senin durumundaki bir bebeğin kabullenmesi oldukça zor biliyorum. Sana annen yokken bakabilecek bir kadının evinize gelmesi ve sana artık onun bakması, yemeğini yedirmesi elbette Kabul edebileceğin bir şey değil şu an. Ama yaşam böyle sevgili Demirciğim,
Güzel Torunum bu süreç sen daha da bilinçleninceye kadar sürecek maalesef biz de Baban ve Amcan, aynen bu şekilde başkalarına, üstelikte her gittiğimiz yerlerde başka bakıcılar arayarak, ararken de çok zorlanarak, bu konuda sıkıntıların en büyüğünü yaşayarak o günleri geride bıraktık. Zor günlerdi.

Seni zaman zaman sizin evinizde görmeye geliyorum şu sıralarda.
Seni gördüğümde, biraz içim burkulsa da, içimdeki sevgi öylesine büyük ki sana karşı, senin o uysallığın ve yüzündeki gülümseme herşeyi değiştiriyor ve bir an once büyüyüp yürümeye başlamanı ve seninle birlikte güzel geziler yapacağımız günleri şimdiden özlüyorum ben.
Seninle belki de kendimi de parka götürürüm.
Salıncaklar, kaydıraklar ve oyun parkındaki diğer çocuk oyuncakları büyükler için değil Demirciğim, Ama seni eğlenirken görmek gülerken ve keyifli görmek inan hepimizin tek isteği güzel torunum.

Sevgili Demirciğim, Şu sıralarda Kurban Byramına yaklaşıyoruz, Sizler Annen, Baban, Anneannen ve Dayın ile birlikte Konyaya gideceksiniz.
Seni özleyeceğiz. Göreceğin nice güzel Bayramlar olsun, gelecek sana tıpkı hayatımıza getirdiğin zenginliğin ötesinde sana daha çoğunu getirsin ve yaşam daima sana gülümsesin güzel torunum benim.

ÖZDENER GÜLERYÜZ