Düşlerde.

Bilmekte ki yüreğim, yok yüzüm yüzüne. Ya ellerine?
Kırılsa sema yok çarem, şimdi de ve yine gittin ya yalnız benim için.
İşte gördün böyleymiş kalakalmak. oh olsunla olmuyor ki oh.
Üstü kül içi hep köz benimki değil artık yürek…

Derin bir parmak çatlağı, öpmemi bekler rüyamda, çatlağından.

Nerelere!!? dur bak, gölgen ardında yapışmış yere şimdi ışık vurdu üstüne.
Kaçıyorsun yine ışıklar eksik pencerende, Ya yılbaşı’nın sarı gülü yalnız mı evde?
Güneş vurdu bugün, açtım körfeze perdeleri, ufuk? Puslu içim sürek yağmur.
Boynum hep eğik nasıl eğilsin istediysen işte öyle. sağa ve öne…

Derin bir parmak çatlağı, öpmemi bekler rüyamda, çatlağından.

‘’Haberim olsun gittiğinde’’ mi demiştin? onu diyen de sen miydin?
Yokmu şimdi hakkım bilmeye ama gizli mi? biliyor muyum aslında?
Ve bu bilme seni bilmek gibi mi? bildiğimden öte öpmek gibi mi?
Bir ara bu gün kokun da geldi burnuma. Değil Nergis. Bal gibi dilinin kokusuydu.
Dudağın kuşatmıştı etrafımı yukarı ve yine hep te yukarı. Dokunuyordum.

Derin bir parmak çatlağı, öpmemi bekler rüyamda çatlağından.

ÖZDENER GÜLERYÜZ

Bir Gün.

Ben de bir gün, ki o gün’ü özledim evet özledim.
Üşümüş bir gün, belki de ağlamış, sanırım geçmişe …

O dudak, o Nergis. Ya benim kadar o gün’e, bir gün’e gelseler,
Kalmasalar dünde, hatta o evde. suçum var, elimde sıkı sıkı tutuyorum.
Ve onu ben kimselere vermem. Yüreğimde ne olur, hep kalsın onda.
Bir akşam üstü olsun.. şimdi geldi aklıma.
Anlatayım.
Ne güzel olur.

Hatırlarmısın? geçmişte de yine bir akşam üstü titreşiyorduk,
Bir anahtardı yere düşüp kaybolan ve geceyi de düştüğü yerde geçirdi.
En uykusuz gecemdi ve sanma ki yalnız o gece uyumadım ben.
Koşmak yine sana öylesine heyecanlıydı ki ertesi sabah..

Ben de bir gün ki o gün’ü özledim evet özledim.
Yanaklarımdan öpen babam kadar gerçek de, bir sen, uyku kadar beni dışlamışsın.
Hayat zormuş, bir de isimlere layık olmak… dilim de diline halvet sarmış soruyor.
Olmazdı tadı tat, ama dünden yaftası olmuş eğilmiş boynum önüne.
Sanırım puslu da olur o gün o akşam üstü.
Ne iyi olurdu orada olabilsen de ahhh! Belki de duymayacaksın bile.
Kazılmış yumuşacık bitki kökü kokan bir toprak ve bir kaç kazma şurada.
Sebepsiz, bir anda şu sıralarda, öyleyse diyorum ne desem ki?
Ömrüm sen, içim sen, elim’i al istersen tamamsa zaman.
Hangi parmağındı acıyan?
Ben de bir gün. Ki o günü özledim evet özledim.

Kapatmış gönlüm, açınca bir göz içimde çiçekli bakış kadar.
Neredesin şimdi? Bana şimdi şu an ne demeni isterdim biliyor musun?
Akıllım!!
Ya sen? Yalnız benim.. ?

Anla beni be anla, sen demedin mi bana? Ne dediysen dedin sen ben.
Yukarıya taşıdım, tapınağa koydum yüce ettim.
Ol dedim her şey oldun. ben yolun, sen yolcum gönlüm sana han.
Geldim yine söylemeye anlatmaya ve bildin. Çırılçıplaktı her yer.
Ne anlattık neyi tuttuk neler gösterdik sonra, sonra bileceğiz.
Ne olur ağlama! nasıl olsa…
Koy aynaları da ardı ardına, düzeltsin tersi düze, seni sana, beni de sana..
Hep sana emanet, yine sana alsana alsana…

Ben de bir gün. ki, o günü özledim evet özledim…
ÖZDENER GÜLERYÜZ