İstasyon Işıkları Ve Sardunya

Özlüyor muyum
Kırılgan Sardunyayı koklamayı,
Ya sarılmayı?

Uzak bir ülkenin uzun kıyısı, heyyy Şili!
Uzakta mısın?
Demiryolcu babasını özlüyor mu
Ustam Pablo?
Ölmeye, zamanı içiyor mu?

Yıllar çok yıllar once,
Gece buz titremesi annem uyandırırdı açamazdım çapak gözlerimi,
Bilirdim istediğini.
Sorgusuz kalkardım giyerdim buz giysilerimi,
Çıkardım kapıdan işte o an, ahhh! Koynuma girerdi takır takır buz.
Direnirdim sıkardım yumruğumu.

Yürürdüm ayağımın altında şakırdardı yine buz, karanlık ve yine buz.
Erkeğim ya! Bırakırdım kendimi sıcak tuzlu su iner iki gözümden.
Yürürdüm başım dik.

İstasyon ısıkları açardı gözümü batar içime.
Babamı sorardım ilk şapkalı amcaya.
Gece şimdi daha parlak gözüm kuru ve bir iz sadece.
Sardunya ağlamış Mor.
Dönerdim eve gün ağarmış, annem kapıda gözü gözümde.
Gülümserdim gülümserdi annem.
Hey uzak ülke Şili çok mu uzaksın?
Pablo amcamın ağladığı güzel kıyılar.

Uzun zaman oldu, sarp kıyılar parlak denizler, Ağlayamıyorum.
Bembeyaz, yarı kış, yarı loş, soğuk bir odada,
Böyle durur, susar, bağlanır zavallı bir dil.
Sütte alkol ve hindistan cevizi tadıyla bulanır içim,
Şarap girer araya dudakta şarap tadı öperim.
Lanetlemiş eski bir kadın, birden gelir aklıma.
Açar gözümü istasyon ışıkları.

Sonra açar ve Mor olur,
Sardunya.

ÖZDENER GÜLERYÜZ

Yüzlerce Ok.

Gaza’dan uçmuş ta kızıl oklar an gibi, uzaktan beliren yüzünden içime girmiş,
Yüzlerce ok olmuş hem de, uçmuş.
Karar vermiş kadar, gelmeden uyuyan bahar.

An gelmiş yüzbin orduya güneş tutulup günde, kararmış gün de,
Gökler indi sanmış kılıçları elinde savaşçılar.
Barışalım mı? diye sormuşlar birbirlerine kan revan yorgun yaralı.
Bilememiş savaşı, yüreğinde aşkın yarası yerin dibinde yarılmışta girmiş bedeni.
Yüreğinden istemiş öpmek, dokunmuş parmak uçlarına.
İyi gelmiş yüreğine.

Korkunç kuyular kararmış gözünde hatta düşmek istemiş, ay hilal.
Tanrılar yazmış, olmaz, altın elmada ne yazıyordu? söyle demişler.
Bilmemiş ‘’En güzel’e’’ demeyi de darılmış.
Bir de söyleseymiş neden neden?
Sığmamış şarkıya günde bir an uzaktan yüzünden fırlamış yüzlerce ok.
Geçmiş yanından görmüş göreceğini belki de sevdiği yüz de,
Boş bir bakış akşamüzeri karar mı karar.
Durmuş bir an beklemiş gelsin de bir kez daha göreyim diye.
Geçmiş gitmiş de kime?
Ardından koşmuş bakmış yüreği gümbür gümbür durmuş.
Yürümüş aklı onda denize vardığında yine görmüş okları ardındaymış.

Olsun demiş yürü demiş olmaz demiş dolunay gülmüş haline.
Deniz hadi durma demiş.
Bakma demiş,
O da yürümüş gitmiş…

ÖZDENER GÜLERYÜZ