Gözlerimle

378393_10200670941725069_1638741296_n

Yaktım işte Hurri izlerini, kara dumanlar gördüm.
Öte yaka denizi ve sabahın parlak sularında.
Cesurum ben, yok olan yeşil kadar.

Bu gün yorgunum, içim çekiliyor, güneşi itiyorum,
Donuk akşam ve pus kokusu.
İnsanlar koşuşturuyor geceye ve gece uçuyor.

Gümbürdüyor yerler, ayağımda kemikler çöküyor.
Gri Petersburg sabahı, altın kaplı kubbeler,
O adsız renk, uzak koyu camlar.

Devrim’in paslı, ekmeksiz, çılgın halkı yürüyor.
Çariçeler titriyor kehribar odası sarıyı içiyor,
Kim ki o yukarıda çok yukarıda uzanamıyorum.

Bakıyorum bana,
Ne o ıslak mı yüzüm şimdi de mi?
O soğuk bahçe, en eski halk ezgisi, bir köşede ben.
Islak gözlerimle..

ÖZDENER GÜLERYÜZ

Kırılma, Dökülme

Slayt15

Ne de güzel bir kırılma,
Işık hüzmesi gibi.
Kırılıp da seril, yansıma sonrası tel tel dökül.
İçinden geçme duvarların.
Ayrıl, yönlere dağıl, uç ve düş, ama sessiz.
Yine de, ”insandır kırılmıştır o da.”
Düşüncende mavi, yüreginde bukağı,
Taze filiz yemyeşil.

Bal ile acı, güz ve yazdan gayrı,
El olmuşlar toz’a girmiş, onlar uzak tünel ışığı.
Yılmadan, eğilmeden dağıtma, eğilip kabul etme.
Zaman kül rengi, bir dolu nedensiz kuru yaprak.
Ne güzel bir kırılma.
Kıran olsun bizden ve sağ kalsın.
Tersleyen de, ağlayan da, gülen ve öpen de yüreğimden
Kurumuş yaprak turuncu.

Sürükleniyor hızla, sesler de kuru, seyrediyorum alemi.
Sus ve sessiz kal sen ol ve dönme.
Yukarıya bak, içimde bir hazır aynada tekrarlanmış küfür,
Gel ve yaklaş.
Duy ve uzaklaş, tart ve at.
Ya da beni ağlat.
Koy cebine, ve sonsuzluğa..
Pamuk bulut bembeyaz.

ÖZDENER GÜLERYÜZ