Teselli Bir Serab.

water-flames-fire-elements-41712

Cisimde nedamet yok, yüzü arsız, hileci, of!
Ne sabır ki, yılı geçti.
Bir uzun kibrit kavak, rüzgar sallar belde hasar.
Değil yüz ak.
Bin küfre de sükut mu yarabbi?

Belki o kelime zilleti bana görünmedi maskeden,
Adı bile kaynaktan gelme bana,
Kusurlar kapandı,
Gözüm örtüldü.
Mağfirete, maskesine rağmen bir insana koştum,
Huşu istedim, acze meyloldum.
Ağlayan göz,
Ne güzel hakka yanan gönül.

Gülmedir sonu, akıbeti de.
Öncesinde görmedim karaya bulandı gözüm.
Safaya kul kim oldu? Ben.

Su,
Yeşili getirdi.
Gözyaşı,
Rahmetine hakkın vesile.

Sebebi her şeyin bir değil ki,
Sebepleri var.
Sebepsiz, sebep zuhur etmez ki.
İp sebeptir çıkrığın dönmesine.
Bir de,
Çevireni vardır çıkrığın.
Görmedin mi onu?

Serab sadece teselli eder susamışı.
Suyun zevki onda yok.

ÖZDENER GÜLERYÜZ

O Kamil’in Sohbetinden

imagesEXSSRHQH

Dağ dağ yürekler; Kaybolduğunda bir hayal,
Gerek ki, bir yadigar olsun,
Mevsimi geçtiyse gülün de kokusunun da,
Bahçesi olunca harab.

Hiç olmazsa gülsuyundan olsun,
Alsınlar..

İkilik hiç yok, kasveti kaldırır yokluktur,
Bak gözüne zahirden ikidir, Nur’a nispet olur.
O gerçek ki, gördüğünde olanı,
Nur’a baksan, nuru fark olunmaz iki gözün.

Ateşe ver mumları geceden,
Farklıdır ateş her birinde, ışığa bak, farkı yok hiç bir mumun.

Bir kudret aradın mı?
Bir lütfa canlarını veren Ademlerde.
Hak mı yoksa? Hakkın yardımı mı cevher kara kömür?
Ta içinde ayaksız, başsız
Kederden temiz, su gibi bulanık.
Koca kalkanların varsa sen de gel! Bu sözler keskin kılıç.

Eğri anlayışın mı ters anladı aşkın tozundan bir zamanlar?
Görünmedi gökyüzü sana. Bize de.
Çürükten çıkan sadece sestir, değilse,
Manalı, güzel, Çürükse rezil.
Kanat olur mana güzelliğe, manalıysan güzelsin.
Yoksa, kılıf içinde tahta kılıçsın. Durdukça değerli.
Çıkınca ateşe müstahak.

O ki kınında taşıdığın elmas kılıç olsun.

Nar’ın gülenini aradım ki ömrüm de gülsün.
Haberdar olayım içindeki tanelerden.
Can kutusundan gönül cevherini gösteren kim var?
O veliyi arıyorum ki,
Çıksın ebedi hayır sohbetinden.

Olsun mu gönlün Cevher?
Kaya mı ki gönlün, O gönlün Kamil’i şu gönülden.
Gönül sahiplerinin semtini bulmaya, gönlün seni götürsün.
Ten ise Çamur, zindan.
Nasibin, O Kamil’in yüceliğinden olsun.

ÖZDENER GÜLERYÜZ

Ya Gül, Ya Beyaz Bir Koku.

imagesDDNA83RK

Oku! Dan, beri,
Dinle! Den Öte, Aklımda uçan başka bir kelime daha.
Neyden Rumi, Kudümden Rumi. Bir yılın başka bir kelimesi,
Ya gül, ya beyaz bir koku.

Birinin zıddı, bir öncekinin aynı. ”Söyle!” Mi? , ”Sus!” Mu?
Zehir bir.
Şeker iki.
Vazgeç ki,
Essin bahçede rüzgar.

Tereddüt yazdım şimdi de,
Zahir değildi, mizacım öyle.
Saf içine daldı. Sade, tek.
Balık, Şeffaf suya girdi,
Derya, damla ve su,
Hakkın bir vasfı,
Haydi şimdi kalk be sessizlik. Ya gül, Ya beyaz bir koku.

İzzet, ihsan sahibi sen misin?
Feyz almadıysan çiçekten secde et,
O yıla da, yaşı gözünün desin, deniz versin inciler sana da.
Parlatsın keremin güneşi.
Bulut buluta değsin
O ihsan, O bereket, O suya da.
Değsin Toprak, tohum..

Yok mu günün içinde adalet?
Aşikar etmez ki, sakalar sırrı. Emaneti bilmek oraya kadar.
Doğruluk, cansızlara tanrı armağanı.
Simya ihsan etmiş, kimyacılara,
Kimya,
Sadece gam. Yok mu sen de, ondan mı susarsın
Zatını, Tanrı sana;
Görmeyi bir lütuf, verir mi sandın köre?
Verse de çok büyümez mi gözünde Cihan? Ya gül, ya beyaz bir koku.
Ki Cihan sana nispetle çok geniş büyükse de
Hakkın hzuzurunda zerre.

Belki düşündüğünü, düşünürsen durmadan,
Bir gün belirir gözünde üçüncü kelime.
Alem de hudutlu, O alem sınırsız,
Suret sende, Aslı şimdilik gizli ama,
Musa bir asası;
Vazgeçince tanrı, insan tanrıdan,
Yüzlerce mızrağı kırmış. Biz görmedik. Ya gül, ya beyaz bir koku.
Dilsiz kalır şair de,
Ya hayret, Ya sabır,
Can feda.

Öyle olmasaydı tam da, tam da olmalıydı öyle.
Öyle tartılmamalıydı içim.
Dahasına hazır, dahasına cesurdum. Hani yırtıcı kuşlara yem,
Kalpler doğruya, kalpler şeffaflığa koşmadan,
Benim güzel, benim deli imtihanım. Ya gül, ya beyaz bir koku.
Yakalandım iki ayağımdan da,
Aklım, aciz ellerim, zayıflığım,
Utansın Zühre, yıldız da ben ona tabi olmadım.

Maksat yere düşmeyeyim, çamura.
Çarpılmadır sonuçta o da.
Ruhum çekerken yukarıya bedenimi, ben en aşağıya,
Suya çamura yol tuttum.
Ve kar kapladı Cihanı.
Güneşi bekledim ben de, hararetini,
Cürüm de isyan da hakkın affı yanında hiç. Ya gül, ya beyaz bir koku.
Ateş, gül bahçesi.

ÖZDENER GÜLERYÜZ

İzmir Valiliğinde imzalanan Menemen İlçesi ”SIDIKA GÜLERYÜZ ORTA OKULU” Projesi imza töreni protokolü.

0I6A4263

0I6A4275

0I6A4278

0I6A4284

0I6A4295

0I6A4298

0I6A4301

0I6A4306

0I6A4311

0I6A4313

0I6A4316

0I6A4321

0I6A4330HAYIRSEVERLERİMİZİN EĞİTİME OLAN DESTEKLERİ DEVAM EDİYOR

Hayırsever Sıdıka Güleryüz’ün Menemen İlçesinde yaptıracağı Menemen Sıdıka Güleryüz Ortaokulu’nun protokol imza töreni İzmir Valisi Mustafa Toprak’ın makamında gerçekleştirildi.

İzmir Valisi Mustafa Toprak ile Sına Tekstil’in Sahibi Hayırsever Sıdıka Güleryüz tarafından imzalanan protokolde Hayırseverin Eşi Özdener Güleryüz, Menemen Kaymakamı Mustafa Gürdal, İl Mili Eğitim Müdürü Vefa Bardakçı, Menemen İlçe Milli Eğitim Müdürü Oğuz Sezgin de hazır bulundu.

Protokol imza öncesi Hayırsever Güleryüz, bu yardımları yapabiliyor olmaktan çok büyük mutluluk duyuyorum, diyerek heyecanını paylaştı.

ÇOCUKLARIMIZI GELECEĞE HAZIRLIYORUZ

Vali Toprak, “ Bizim için parasal değeri önemli değil, önemli olan İzmir’e kazandırılan derslik sayısı ve donanımlı hizmet binalarının var olmasıdır. Donanımlı binalarla eğitimin kapasitesini ve içeriğini, geleceğe, çocuklarımızı hazırlayacak ölçüde zenginleştiriyoruz. Bu bir süreç, inşallah her şey daha güzel olur. Devletimizin ortaya koyduğu tüm hizmetlerin temeli yine tüm 76 milyon halkımızın brikimi diye ifade edebiliriz. Fakat bu çerçevedeki, anayasa ve kanunlarda devletimizin vatandaşlarımıza yönelik her alandaki hizmetlerini yerine getirmekle birlikte, eğitim alanındaki hizmetleri de mutlaka yerine getirmemiz gerekiyor. Buna ilave hayırseverlerimizin kendi gönül dünyalarında kendi birikimlerinden bir kaynağı ayırarak ilave bir destek sağlamaları da her türlü takdirin, şükranın daha da üstünde bir güzellik yapıyor” diyerek Hayırsever Sıdıka Güleryüz’e teşekkür etti.

BİZİM ASIL MESELEMİZ BAŞKALARINA DA ÖRNEK OLABİLMEKTİR

Vali Toprak, Bizim asıl meselemiz başkalarına da örnek olabilmektir. Hayırseverlerimiz bir katkı ortaya koyduğunda diğer hayırseverlerimizde de bir gelişme oluyor. Bugün itibariyle şimdiye kadar 185 tane protokol yapmışız. Bu 287 milyon liraya denk geliyor. Sizinle de yapacağımız protokolün de ayrı bir değeri var. Önemli bir değer. Fakat rakamsal olarak önemli değil. İhtiyacımız olan çocuklarımızın bir an önce istenilen noktada bir dersliğe ve modern binaya kavuşması. Onunla birlikte baktığımızda sadece derslik bazında dün itibariyle 2157 derslik mevcut idi. 12 tane de şimdi burada ekleyerek toplamda 2169’u karşılayacak şekilde bir dersliğe ulaşmış oluyoruz. Bunlar sadece hayırseverlerin kendi gönlünden kopan katkılarla yapılıyorlar. İfade ettiğimiz spor salonu yapan ya da eğitimin değişik noktalarına katkı sağlayanlar bu sayının dışında. Hayırseverin isminin verildiği Menemen Sıdıka Güleryüz Ortaokulu’nun hayırlı ve uğurlu olmasını diliyoruz. Tebrik ediyorum. Bu güzelliğin herkese örnek olmasını diliyoruz.” dedi.

Susar, Döner, Ağlar.

zincir

Kendi yüzüme, hiç ses bile duymadan,
Yumuşacık, sağır eder gibi,
Nasıl çarpılırmış kapılar?

Taşlar, dağlar o garip insanca,
Tuhaf, itici rüzgar.
Ve sonsuzlukta, orada işte, bir dalga,
Dönemediğinde arkaya,
Sen de dönersin elbet sana yüzünü.

Ya da için çekilir de susarsın, boştur doğduğun dünya,
Gözünün önünde yürür bir sapkın,
Akıl yoksunu, yüzü şeytan da, kendi güzel.
Bakar kalırsın, koşarsın yitmesin gözden diye.

Nedir ki sonuçta? yolda yavaşlasa da,
Yanından geçer gidersin elin kahır, son gün için kan.
Aldanır ve masumdur güya, ve hatta kendi ayağıyla koşar gelir.
Ve o bir gelecek güne bağlanır, beklenir.
Suçludur kendi döner, susar ve ağlar.

ÖZDENER GÜLERYÜZ

Kıvrımsız.

ozgurluk-sahilinde-kosmak

Dilini bilmediğim uçuk şarkılar uzaklardan,
Bıraktığım eller, hangi soğuk günde?
Gelsin de alsın diye sanki demetlenmiş ama,
Kokusu tüllerle boğulmuş,
Yok saydığımız,
Bize kendimizce armağan
Kara perşembelere akıyor içim,
Şaşmazdı önce ben koşardım saat altı gibi.
Perşembelerde.
İçim bulanırdı o an, sırtım sıcaklardı da yine
Tutardım, soğuk, mağrur, üşümüş elleri.

Niye si yok ve toprak kokusuna dönmüş,
Dünya malı dünyada,
Kırmızı ölümden siyaha, ve beyaz da olsun.
Yeşilini de alayım sanki ölmeden önce varayım.
Nereden geldiği değil de ne yaptığı dedim, geçtim.
İçim bir duman ki, uzun, kara sonra ateş.
Süzdüm, gök gözlü adamı, unutamadım.
Uzak ve benden olan şehir, meryem yüzü, kesik ağaçta,
Ne garip bir yol,
Düz, kıvrımsız, sonu belli.

ÖZDENER GÜLERYÜZ.