Yok Be Şahım, Onca dan Anca Dildar

Sanmadım ben Şahım, Olsun sadıkane,
Hiç demedim ben Şahım,
Yar, ağyar, ne de serdar, yine de güzel, dolu dolu akşamlar,
Yok ve olmaz güzel dildarlar.
Olmasın, demem odur ki, dilbaz, dahası sanki,
Sonradan şahbaz, gelse Sultan Selim,
Yaz ortası sıcak yağmurlar, yakıcı kavurucu güneşler
Sadıkane yar, Sen de sakın sanma ki,
Bir gün kırılır da koşar der ki: ”Çok ama çok yorgunum.”
O zaman sen şahım yar olur,
Ahhh! diyeceğim o ki,
Sanma ki, hiç sanma ki garip şahım,
Dost mu sandın, belki ol ağyar diyesim belki den döner.
Bak işte hemen yarın yine Eylül döngüde,
Girersin savaşa, ”İsmail Şahtır” bile demezsin de,
Yürür, kalkar, uçar da sen bile gidersin.
Arayacağın garip günler, bekleyeceğin belki de yazacağın.
Hadi be Şahım, Yürü sen de uzun kılıcını al da,
Kat ardına bir sadıkane dost için, askerini.
Ne kaldı, dildar ne ağyar, aranacak sadıkane bir dosttan başka.

ÖZDENER GÜLERYÜZ

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir