Tam Da Yetmiş Dokuzda

Sanma, değil öyle, bu bir dokunuş gibi,
Sessiz bir sesleniş, derin sessizliği yoklayış,
Karanlığa bakış gibi.
Küçük bir duygu uzanışı, kalbimden,
Boğazıma takılan kelimelerin sesi.

Öylesine güçlüyken deli, coşkun, durdurulamazken,
Irmaklar gibiyken, engel konulamazken önüme,
Akarken berrak, duygulu, heveslerimle aşka..
Sanrılarımla, düşlerimle, gölgelerin gücüyle ben,
Diyordum ki; ”Yok benden aşığı, haydi! kim durdurabilir ki beni?”
Bir zamanlar.

Yılları eskitirim bazen içimde, bazen yılı alırım yetmiş dokuza
Tüm gücümle yüklenirim engelleri, içim dökülür kıpkırmızı.
Nasıl başardıysalar, görüp nasıl saldırdıysalar yüreğime,
Nasıl gafil olduysam bilemeden güvendiklerime,

Ve ben şimdi,
Duyulsun istiyorum ki bana, en derin nefret, tıpkı Vezüv lavı,
Artsın, aşklar şehri sarsılsın, uçuşsun, tozdan görülmesin
Dönmesin geri, kalsın orada üstünü topraklar örtsün.
Sessiz ağlasın zaman.
İşte tam da yetmiş dokuzda..

ÖZDENER GÜLERYÜZ