Bir Bilsen

Bir bilsen, daha nelerini yaşadım ”sen, ben” ‘i geçince,
Beyaz çığ gibi cesarete,
Kızıl kan gibi korkuya,
Dalında rüzgarla titreyen bir turunç gibi heyecana uçtum.
Uykumu böldü de kabusum,
Bir yudum nefesti ciğerime, ”bir, biz olsaydık” dedim
Kaldım öyle, sus pus.

An yaşadım bazen.
Hani dedin ya; ”Bakışın vardı gözlerime” diye,
Öyle miydi, sence o bir an mıydı?
Sonra dönüp ”biz” miyiz’e bakınca,
Kırık hayaldir ya o dediğin.
Çok yol vardır, gülistanları da geçersin,
Çağlayanları da atlarsın,
Kuyular ararsın kanmaya da, onlar da çok uzaktır.
Kızıl kumdan başka bir sen orada,
Uzak bir yerlerde derinde su.
Yürürsün ona.

Bir elini kaldırır çöl kertenkelesi, yanıktır eli.
Yürür gidersin, sarı – kızıl.
En güçlü anın o andır, kum akar yavaşça,
Tepeler vadiye iner.
Durur dinlersin uzak sesler vardır.
”An” düşünür aklın,
Ne çok şeymiş o ”an”, ”biz” e varmaya yürekler
Düş’ te miyim ki, göğsümü sıkan güçlü kollar kimin?
Yanı başımdaymış da,
Nefesimi sayıyormuş gibi,
Biz şimdi hala ”sen, ben” de miyiz ki?
Uyanmalıyım bana öyleyse.

ÖZDENER GÜLERYÜZ