Ya Bundadır Ya şunda.

Yazdı belirsizliğe, çaldı saz bütün yaz
Biri bir keresinde,
Develer tellal, pireler berber,
Babam beşikte ben başında,
Evrelerin güzel geçsin de bak,
Sepet sepet yumurta.
Bunadığında kayıplar belirsizmiş,
Gel canım avutayım seni.
Ha! kimseye de istemezdim ama
İnşallah be canım yalnız sana.
Düşündüm aklım karıştı kimi sevdim?
Ooo karamela sepeti, terazi lastik jimnastik.
Tut parmağını şuradan sürükle falan,
Al beni kıyamam seni..
Başka biri de hala nerede bilmem
Uzak uzak gözyaşı.
Unutamadım falan yalanın bini bir para,
Uçuyoruz bak aslanda bu akşam
Bir hilal ki nazende.
Dediğin de hiç anlaşılamadı
Yapıştır sayfana da ağla.
Kutlarım canım çok güzel anlatım,
Ama imla zayıf.
”De” ler ”da” lara girmiş bitişik yazılmış,
Ama, fakat, lakin, şey!
Ya bundadır ya şunda helvacının da kızında.

Özdener Güleryüz

Makul.

Baktım tuzcul’a, yeşil koyu, sıcak mutlak ve Makul.
Yaz sıcağı, Biraz özlem, ben değilim elbet,
Akşamları yükseldi dolunay Makul.
Sarsak dengeler, suskunluk, uzaklara gözle dalış ve kendim.
Çölleri yazan ellerim,
Tırmık tırmık kumlar, sonsuz yürüyüşler.
Tayfa, özle! ilerde bekle. dezenfekte ruh da makul.
Eğil bak, ne gördün söyle uzak bir kadın ”kırıldığın yer” diyor da,
Yan! ve dönme yüzünü, dur! hamlar pişsin Makul.
Uzak kalsın, yüzüldü yüz derim, kan revan gerçek bana Makul.
Koku yayıyor birden, güzel ama duruyorum.
Bakıyorum denizden geliyor, olsa olsa yeşil bir ot o da.
Dönüyorum akşama, dur şu kitabı da imzalayayım Makul.
Tüh! kaydı yazılar aşağı, Deniz sitesi no on yedi. Makul, teşekkürler.
Konuş, ama gülme, yok bişi, bak cümlede ”es” var onaltılık. Makul.
Önce ağla, Sonra da gülme, derin nefes oh! Makul.
E beyinde demans diyor, bak yeminle Makul.
Ama galiba o ciddi. Aman ya! Uğraşamam.
Patlaktı parmak uçların geçti mi? Biraz Makul.
Dal, dal daha derine görünme bana,
O meyveler kime? Banaysa Makul.
At bir fiyakalı imza, güzel ve Makul.

Özdener Güleryüz